POSTMODERNMINYATURLER.COM'un KISA BİR TÜRKÇE VERSİYONU 

©Postmodern Minyatürler ile  Resim Sergileri&Nilgün Yönter

Az sonra çerçeveden uçup gidiverecek; bir pastahanede arkadaşları ile buluşup,çay içecek; ya da bir mağazada , giysi, ayakkabı , bir şapka deneyecek ; bir kuaförde zaman öldürecek gibi görünen kadınlar… Defileler…  Elbise provaları…Yelkenli  gemiler…

     Bütün bunlar Nilgün Yönter’in resimlerinde görebileceklerinizin konusu…Yaşamın sıradan olaylarını en küçük ayrıntıları ile çizen Nilgün Yönter; geleneksel minyatür resim anlayışını yeniden yorumlayarak kendine özgü bir uslup oluşturmuş…Sanatçı ortaya çıkan usluba ; verdiği iletiye ; kullandığı tekniğe ; renk , desen ve detay zenginliğine bakarak ; “minyatür” resim ile paralelliği bulmuş ; bu nedenle de resimlerine “ postmodern minyatürler”adını takmıştır…  (TRT Akşama Doğru Programı / 1/Şubat/2002)

 (TRT Akşama Doğru Programı / 1/Şubat/2002) 

TEMASI "GİYSİ" ve ©Postmodern Minyatürler ile  Resim Sergilerinden biri olan  "İrma'nın Giysi Dolabı" nın HAZIRLIKLARINA NİLGÜN YÖNTER 2007 SENESİNİN SONUNA DOĞRU BAŞLADI.( BELKİ DE 2000 Lİ YILLARIN BAŞINDAN BERİ BAŞLAMIŞTI SERGİ VE İÇERİĞİNİN TASARIMINA?...)

Ona,tasarladığı giysileri giydireceği, tasarladığı dekor ve senaryo içine oturtabileceği  bir kahraman gerekiyordu...Kim olabilirdi?...Onun hayran olduğu kadın roman kahramanları olan 1900 lü yıllar başında yasamış Mary Poppins mi ;Liza Doolittle'mı olacaktı?...Bu devrin gösterişli,özgür ve bağımsız kadın tiplemesi ile hiç bağdaşmıyorlardı...

Yaptığı iş dünyanın en berbat işi de olsa , tarzını , gözlerinin rengindeki "yeşil" giysi ve aksesuarları ile sevimliliğini kaybetmemiş bir film kahramanı olan"İrma La Douce"tabloları için istediği gibi bir "Baş Rol" oyuncusu olacaktı...

Böylece çalışmalarına başladı(2007)...Kahramanını bulmuştu...

Yapacağı tablolarını "7" bölüme ayırdı:

"Yeşil Giysiler "...İrma ile bağdaşan renk grubundaki giysileri bir araya topladı...

"Dolaplar" Ağırlıklı olarak dolap modelleri ve onun etrafında olabileceklerdi...

"Şapkalar"  Çizmek,giydirmek istediği şapkaları İrma'ya giydirebilirdi..."Ayakkabılar" ... keza aynı...

"İç Çamaşırlar"...İyi giyinen bir hanımın gardrobunda olması gereken iç çamaşır modelleriydi...

"Dükkanlar"da  İrma'nın kişiliği ve ilgi alanı ile orantılı sahip olabileceği dükkan çeşitlerinin resimlenmesiydi...

Ve son olarak da Minik Resimler"  bu son bölüm,tüm serginin küçük,minik özeti olabilecek tablolardan oluşuyordu.

Ayrıca da...bu serginin belirgin 3  özelliği var:

1) - Tablolarının hazırlanması 5 sene sürdü...

2) - Her tablonun bir hikayesi ,anlatacak bir masalı var...

3) - Her tablonun kenarında " kumaş paspartular "  ve üzerlerinde beyaz "bahar dalları" bulunuyor...

"İRMA'NIN GİYSİ DOLABI" IŞIK ÜNİVERSİTESİ SERGİSİNDEN (03-28 ARALIK 2012) GÖRÜNTÜLER:

 

KLASİK TÜRK MİNYATÜRÜ HAKKINDA:

Çağımıza uygun bir açıklama ile, "minyatür" sanatına-resmine, yazı,hikaye ve belgeseli el ile resimlendirip;aydınlatmadır diyebiliriz...

 Minyatür Sanatına  kısaca da değinmek istersek,kökünün 7y.y dayandığını görüyoruz...Osmanlılar zamanında da sanatsever padişahlar sayesinde en görkemli zamanını yaşamış,bu sayede de çok değerli nakkaşlar eserler vermişlerdir...

Türk resminin tarihteki ilk örnekleri de 8-10.yy larda Uygur Dönem'inden geldiği görülmektedir... Bu "Mani"dilindeki metinleri resimleyen Uygur Minyatürleri 9-10.yy Türk Resim Sanatı hakkında da bilgi vermektedir... 11-13 yy.arasında Selçuklu Dönemi Minyatürlü el yazmaları büyük bir çeşitlilik gösterir.(Makamat ve DimneKitab-i Aghâni"Şarkılar Kitabı"Varka ve Gülşah)...

 

14-15.yy larda yaşadığı tahmin edilen, Siyah Kalem'in minyatürlerinin,Timur'un ressamların koruyucusu olan torunu Bediuzzaman Mirza tarafından Istanbul'a getirildiği bilinmektedir...(Şu anda 153 minyatür Topkapı Müzesi Hazine Kitaplığında bulunmaktadır...)

 

Osmanlılar  zamanında "Minyatür Sanatı"  Fatih Sultan Mehmet'in sanata düşkünlüğü ile ivme kazanmış; 18 yy.da da matbaanın gelmesi ile yavaş yavaş önemini yitirip; teknik ve içerik açısından yeni bir türe doğru kaymştır(illüstrasyon)...Osmanlı Dönemin'de yaşamış değerli Nakkaşlardan bazıları;  Levni(Lale Devri), Matrakçi Nasuh,Nigari,Buhari,vb...

Bu konuda daha kapsamlı bilgi için: Metin And,Süheyl Ünver,Günsel Renda,Ismail 

HakkıUzunçarşılı,Filiz Çağman,Nurhan Atasoy'un kitaplarına göz atabilirsiniz.

3.Mehmet(1673-1736)Wikipedia

LEVNÎ

Bu büyük usta devrimizde yaşasaydı eminim iyi bir "moda tasarımcısı"olurdu..(Tabii bu benim fikrim!..)

O kadar dikkatlice ve detalıca betimlemiş ki o zamanın giysilerini...

18.yüzyıl türk resim sanatına büyük hizmet vermiş olan bu değerli nakkaşın ne zaman doğduğu bilinmiyor ama ölümü 1732.

18.yüzyılın başında ölmesine rağmen ünü ve şöhreti tüm yüzyıla damgasını vurmuş.

nilgün yönter

----------------------------------------------------------

Bir Giysi Masalı (1999 İpek üzerine Karışık Teknik)

“Bir Giysi Masalı”bundan 13-15 sene evvel yaptığım,oldukça büyük boyut(85x110cm.) bir resme koyduğum ad idi…19.yüzyıl ve 20.yüzyıl başlarındaki batılı kadın giysilerinden esinlenip bu defile sahnesini yapmıştım...

Kurgum  defilenin final sahnesini vurgulamak içindi...Yine o yılları anımsatan ama 21.yüzyıl çizgiler taşıyan giysiler ile  manken kızlarımı giydirmiştim."As" mankenime de her defilenin olmazsa olmazı"Gelinlik" kıyafetini...

 Giysi tarihine şöyle bir göz atmak istersek ve de insanoğlunun on binlerce yıl öncesinde de önce kendilerini dış etkenlerden korumak amacı ile “örtünmesini"(hayvan postları ile) saymazsak,giysi” çoğu uygarlıktaki sosyal statü göstergesi olmuştur.

Sümerler,Asurlular,Hitiler,Babilliler ,Persler vb... gibi uygarlıklarda,kişinin toplumdaki konumu ile paralel,giysisinde kullanılan kumaşın da kalitesi  artmıştır.Milattan sonra daYunanlılar,Romalılar da giysilerinde görüleceği üzere “şekillenmeye”başlamışlardır.

Böylece üstü kapalı “stil sahibi “olunan statüler belirlenmeye başlamıştır.Önce soylular arasında başlayan ve taşıdığı giysi ile toplumda yer edinme,yavaş yavaş halkın da benimsediği bir uygulama olmaya başlayınca “MODA”doğmuştur!...Bu da ancak geçtiğimiz yüzyıllarda gerçekleşmiştir pek tabii ki…

Moda deyince de neden önce Fransa gelir?...

Bunu bilumum " Louis Krallarına " borçludurlar!...(Bence )

 Bu alanda bu yüzyılın başlarından itibaren öne çıkmış,adını “moda” tarihine yazdırmış kişiliklerin de adını vermek  istiyorum:

 Moda illüstratörü olarak: Ertée,Colin,Gruau,Kiraz...Eminim daha gözden kaçırdıklarım vardır ama..(Kiraz her ne kadar modacı olmasa da,benim gözümde stilkonusunda çok yetenekli bir sanatçı!...) .

Zamanımızın da öne çıkan gerçekten “modacı” sayabildiğim ” dahiler” arasında: Yves Saint Laurent ; John Galliano (Sabıkalı olması onun bir “dahi” olmasını engellemez tabii ki?...) Ayrıca "hazır giyim"ve "çalışan kadın" giyiminde devir açan Coco Chanel'i de unutmak olmaz tabii... nilgun yonter

--------------------------------------------------------

 

”©SATRANÇ MASASI” :  Nilgün Yönter ;  son tablosunu“©Postmodern Minyatürler” ile ,onu bir mücevher gibi işleyerek, 2013 yılında,ipek üzerine ahşap bir masanın üzerine yaptı…Adını da :”©SATRANÇ MASASI”koydu.

------------------------------------------------------------

POSTMODERN MİNYATÜR TABLOLARDAN ÖRNEKLER  MEVCUT  ya da DEĞİL :